ERSİN IRMAK

Kutlu Bir sevda Bizimki…

Hos Geldiniz

Allah mutlak surette adaleti emreder ! Adaletli olmayı, iyilik yapmayı, vermeyi; konuya komşuya, hısım ve akrabaya. Ve yasaklar; her türlü kötülük ve fenalıktan, hayasızlıktan, zulüm ve saldırganlıktan. Düşünüp tutasınız diye size öğüt verir. Nahl Sûresi 90. Ayet

Yazar Arsivi

Kalbin ayarı kaçarsa namaz insanı terk eder!

Yazan: admin Tarih: Kas 2nd, 2008 | Kategori:: İslam

Kalbin ayarı kaçarsa namaz insanı terk eder!

Önce azaltır ziyaretlerini…

Ekstraları keser; günde yalnızca beş kez uğrar.

Sonra dörde indiriverir.

Sabahın o sağaltan bereket ikliminden mahrum kalırsınız.

 

İkindiler meşgaleye takılır, öğleyi de sürükler peşinden.

Akşam nazlı bir gelinin duvağının ardındaki tebessüm gibidir.


Kıymetini bilmez, zaman denen ırmağın akışına karşı müteyakkız olmazsanız, Sonunda o da göstermez olur yüzünü.


Yatsıyı yitirmek geceyi direksiz bırakmaktır.

Sabahı savsaklamanın gündüzü savunmasız bırakması gibidir bu.

 

 

Evrenin her an başınıza yıkılabileceğini duyumsarsınız alıp verdiğiniz her nefeste. “Oruçsuz neş’esiz” kalıverirsiniz sonra ortalıkta…

 

Bindiğiniz dalları kesmekten beter, beslendiğiniz kökleri kurutursunuz.

 

Namaz terk ederse sizi, sonunda oruç da bırakır.

Önce bir iki delik, sonra kalbura döner kalbiniz…


Namaz – oruç ikilisinin gurbetindeyseniz, reklâm vermeye cömert elleriniz, zekât vermeye cimrileşir. Oysa zekât verebilmek dünyanın en büyük bahtiyarlıklarındandır. Bunu hak etmiyorsanız, mahrum bırakılırsınız.

 

Verebiliyorsanız, hâlâ sevinecek, hâlâ avunacak bir şeyiniz kalmış demektir.

Her an, önceki mevzileri kazanma gücüne kavuşabilir;

Her an oruçla ve namazla ödüllendirilebilirsiniz.


Önce zekât vermenin heyecanı terk eder kişiyi.
Heyecanını yitirdiğiniz şeyi hepten yitik sayabilirsiniz.

 

“İmanın halâveti” yitince geriye kuru şekiller kalır.

 

Ruhu çoktan uçup gitmiş bir namazın,

içi çoktan boşaltılmış bir orucun,

esprisi kaybolmuş zekâtın,

anlamı kaymış haccın, cihadın ve kurbanın faydası mı, zararı mı çok kestirmek güçtür.

 

Yitiğinin bilincinde olursa insan, onu yeniden arayıp bulmak, yeniden kazanmak için harekete geçebilir.

 

Ya sahtesiyle değiştirilmiş kopya bir namaza, oruca, zekâta, cihada tutunmuşsa bir ömür!

Vah o kişinin haline!


Web sitemdeki fotoğrafları silmiş bulunmaktayım.

Yazan: admin Tarih: Eki 29th, 2008 | Kategori:: Fotoğraflarım

Web sitemdeki fotoğrafları üye olduğunuz zaman görebilirsiniz.


Zülfü kaküllerin amber misali

Yazan: admin Tarih: Eki 18th, 2008 | Kategori:: Beğendiğim Şiirler

Zülf-ü kâküllerin amber misali
Buy-u erguvan dan güzelsin güzel
Kızarmış gonca gül gibi yüzlerin
Şah-ı gülistan dan güzelsin güzel

Yüzünde yeşil ben aşikar olmuş
Çekilmiş kaşların zülfikâr olmuş
Gözlerin aleme hükümdar olmuş
Mihr-i süleyman dan güzelsin güzel

Kurulmuş göğsünde bahçe-i vahdet
Hatmolmuş kadrinle tûbayı hikmet
Cemalin seyreden istemez cennet
Sen huri gılman dan güzelsin güzel

Gözlerin velfecri benzer imrân ‘e
Seni seven âşık olur divane
Yanakların şûle, vermiş cihana
Yüz mahı taban dan güzelsin güzel

Çiğ düşmüş çayıra benzer yüzlerin
Âşıkın öldürür şirin sözlerin
Mısrın hazinesi değer gözlerin
Zühre-i rahşan dan güzelsin güzel

Sıdkı der suretim hattın secdegâh
Cümle güzellere oldum pişegâh
Güzeller tacısın yüzün padişah
Yusuf-u kenan’dan güzelsin güzel


Severim Ben Seni Candan Içeri

Yazan: admin Tarih: Eki 18th, 2008 | Kategori:: Beğendiğim Şiirler

Severim ben seni candan içeri
Yolum vardir bu erkandan içeri

Beni bende deme bende degilim
Bir ben vardir bende benden içeri

Nereye bakar isem dopdolusun
Seni nere koyam benden içeri

O bir dilberdurur yoktur nişani
Nişan olur mu nişandan içeri

Beni sorma bana bende degilim
Suretim boş yürür dondan içeri

Beni benden alana ermez elim
Kadem kim basa sultandan içeri

Tecelliden nasib erdi kimine
Kiminin maksûdu bundan içeri

Kime didar gününden şu’le degse
Onun şu’lesi var günden içeri

Senin aşkin beni benden aliptir
Ne şirin dert bu dermandan içeri

Şeriat, tarikat yoldur varana
Hakikat, marifet andan içeri

Süleyman kuş dilin bilir dediler
Süleyman var Süleyman’dan içeri

Unuttum din diyânet kaldi bende
Bu ne mezhebdürür dinden içeri

Dinin terkedenin küfürdür işi
Bu ne küfürdür imandan içeri

Geçer iken Yunus şeş oldu dosta
Ki kaldi kapida andan içeri


Çarpık Çağ

Yazan: admin Tarih: Eki 11th, 2008 | Kategori:: Beğendiğim Şiirler
Doğru mu yanlış mı karar sizlerin
Biz aklın durduğu çağda yaşadık
Ben dinsizim diyen beyinsizlerin
Din dersi verdiği çağda yaşadık.

Baylar çalım sattı, bayanlar etin;
Ar duvarı çürük, darbeler çetin.
Modern putçuluğun, şirkin, zilletin
Kemale erdiği çağda yaşadık.

Bazan kör kilitler vuruldu dile
Bazan armağanlar kazandı hile
Homo’nun, komo’nun, deyyusun bile
İtibar gördüğü çağda yaşadık.

Yabancısı olduk ilin obanın;
Müdür ekmeğini çaldı çobanın
Resmi dairede devlet babanın
İpe un serdiği çağda yaşadık.

Kimi hak adalet gördü düşünde
Kimi devlet kuşu buldu başında
Vatanseverin vatan dışında
Hasretlik sürdüğü çağda yaşadık.

Göz yumup izine düştük batının
Tuttuk kuyruğundan haçlı atının
Pamuk yumağının tüyün tütünün
Nice baş yardığı çağda yaşadık

Neler yıkmadık ki son olsun diye
Harcadık günleri gün olsun diye
Asker kaçağının şan olsun diye
Askeri vurduğu çağda yaşadık.

Dilendik savurduk doları markı
Döndükçe aşındı düzenin çarkı
Şalvarı, kasketi, gömleği, börkü;
İhtiras sardığı çağda yaşadık.

Başörtüsü yasak, Türk olmak günah;
Sabır ver sabır ver Ey Gadir Allah
Bulaşık basının her gün her sabah
İslamı yerdiği çağda yaşadık

Görün halimizi biz insanların
Tutsağı olmuşuz su-i-zanların
Her zaman her yerde müslümanların
Müslüman kırdığı çağda yaşadık.

Abdurrahim Karakoç